Bi Haftada Neler Olabilir ki ?

EŞSİZ – Elçin Eşin (Röportaj)

2 3.658

Bir Genç Kızın Yitip Giden Çocukluğuna Rağmen Umutlarla Beslediği Kırık Kalbinin Hikâyesi…

Babasının katı kuralları altında ezilerek büyüyen Çakıl, bir yandan da annesinin hatalarının bedelini ödemektedir. Fakat tüm bunlar onun kalbindeki sevgiyi söküp alamamıştır. Bir gün kayıp ruhunun sokaklarından kaçıp sığındığı bir limanda, kendi kahramanını bulur ve onu gizli gizli izlemeye başlar.

Yıllar sonra yeni başladığı okulda onu bir sürpriz beklemektedir. Onca zaman uzaktan izlediği kahramanı hayatının tam ortasına düşmüştür.

Çakıl, ruhuna işlenen yasaklarla yaşamaya devam mı edecek, yoksa kahramanına yaklaşarak göz kapaklarına kadar hissettiği tükenmişlikten kurtulacak mı? 

(Tanıtım Bülteninden)

Hamur Tipi: 2. Hamur
Sayfa Sayısı: 448
Ebat: 13,5 x 21
İlk Baskı Yılı : 2018
Baskı Sayısı: 1. Basım

Bendeniz Eren Ateş, yazarı kitap yazma platformu olan Wattpad’te tanıyıp, bu tanışıklığı “EŞSİZ” kitabının Ephesus Yayınları aracılığıyla basılması hâlinde pekiştirdim. Elçin Eşin, genç ve yetenekli bir Wattpad yazarı. Kendisi ile röportaj yapma teklifimi kabul etti ve sorularımı sabırla cevapladı. Eşin ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Çok hoşumuza giden bu sıcak sohbetimizi sizinle de paylaşıyoruz…

Röportaj isteğimi kabul ettiğiniz için öncelikle teşekkür ederim. Nasılsınız?

İyiyim, teşekkürler. Siz?

Teşekkür ederim, sayenizde iyi oldum. İlk sorum ile başlıyorum o hâlde. Kendinizi kısaca anlatır mısınız?

Kendim hakkımda söyleyecek şeyleri olan bir insan değilim aslında. Sadece karakterimi duygusal ve sorumluluk sahibi olarak adlandırabilirim. Daha fazlası değil.

Hayal dünyanızın bu kadar genişlemesine sebep olan olay nedir?

Büyüdüğüm çevre, okuduğum kitaplar ve genel olarak her olay hakkında gerektiğinden fazla düşünüyor olmam.

“Kitap” kelimesi size ne çağrıştırıyor?

Gelişim.

Kitap yazma platformu olan Wattpad’te kendinizi ilk başta saklayarak kitap yazdığınızı biliyorum. Peki, neden?

Çünkü, acemi olduğumu düşünüyordum. Yazmak için başladığım platformda kendimi denemekten başka amacım olmadığı için yüzümü gösterme gereği duymadım. Benim özel dünyamdı orası.

Kitaplarınızda kendinizden soyutlanmış karekterleri mi, yoksa sizi yansıtan karekterleri mi anlatmak daha güzel geliyor?

İkisi de. Çünkü, beni yansıtan karakterleri yazmaya başladığımda aslında ister istemez kendi karakterimin çözümleyemediğim noktalarına el atmış oluyorum. Benden soyutlanan karakterleri yazmak ise hayatımda karşıma çıkan insanları daha kolay anlayıp yorumlamama neden oluyor.

İlk defa ne zaman ”Ben yazar olacağım.” dediniz?

Aslında hiçbir zaman öyle kesin sözcüklerle demedim bunu. Zamanla ilerledim ve yol buna saptı. Kendime kesin bir hükümle ‘yazar’ diyebilmem için upuzun bir yolumun olduğunu düşünüyorum.

Aileniz sizin seçimlerinize karşı çıktı mı, size destek oldular mı bu kitap çıkarma sürecinde?

En çok desteği ailem verdi. Bunun beni nasıl mutlu ettiğini anlatamam…

EŞSİZ kitabınızı yazarken kimden veya kimlerden esinlendiniz?

Belirli kişileri işaretleyemem. Her olayda veya her karakterde esinlendiğim kişiler net oluyor da diyemem. Lakin bazı karakterlerimde kendimden kalıntılar bırakırken, diğerlerinde hayatımda iz bırakmış hatta ve hatta sadece geçip gitmiş kişilerden bile esinlenebiliyorum.

“Yazmak için öncelikle hissetmek gerekir” derler. Sizce de öyle mi?

Ben çok duygusal bir insan olduğum için hissetmeden yazamayacağımı düşünüyorum. Ancak hissetmeseydim ama yine de yazmak istiyor olsaydım eminim ki şartları yıkıp yine yazardım. Sanırım olay sadece yazmayı gerçekten istemek.

Ephesus Yayınları çatısı altında “EŞSİZ” isimli kitabınız sosyal medyada kalmayarak raflara sunuldu. Yeni bir kitap olmasına rağmen çok ilgi duyuldu. Düşüncelerinizi, hislerinizi ya da hayallerinizi, hayalinizde kurguladığınız şeyleri bir başkasının okuması size nasıl hissettiriyor?

İlk gün inanılmaz hissettiriyordu ve hâlâ ilk gün kadar inanılmaz hissettiriyor.

Yazan kişilere önerileriniz nelerdir?

Ben okur olmadan yazar olunamayacağını düşünenlerdenim. O yüzden çokça kitap okumalarını tavsiye ederim.

Türk yazarlar içerisinde “Bu kişinin/kişilerin eseri/leri beni yazar olmak için çok iştahlandırdı.” diyebileceğiniz yazar/lar var mı?

Sabahattin Ali ve Murathan Mungan diyebilirim.

Yazılarınızı yazarken hayal gücü sınırlarınızı zorladığınızı hissedip, bunun toplumsal yargılarla ters düşebileceğini düşündüğünüz oldu mu? Eğer olduysa hiç sildiniz mi yazdıklarınızı?

Kurgumun veya kurgularımın hitap edeceği kitleyi kendi içimde ayrıştırırım. Elbet silmem gereken zamanlar oldu, o da kitlemi bildiğimden dolayıydı. Ama başka bir kurgumun konusu silmeyeceğim şeyleri kapsadığı zaman o kurgumun kitlesine de hakkı olanı vereceğim.

Yazarken önceden planlar mısınız, yoksa çalakalem mi yazarsınız?

Temel olaylarımı planlar ama arada geçen olay örgülerini bazen doğaçlama yazarım.

Yazarken mürekkep olarak neyi kullanıyorsunuz?

Bilgisayarda yazıyorum.

Sanat sizce sanat için midir, yoksa toplum için midir? Neden?

Bence sanat sanat içindir. Toplum için yapılan sanatın kâr amaçlı olduğunu düşünüyorum çünkü.

Kitaplarınızın başarısı sizi tatmin ediyor mu, yoksa bunu önemsemeden yazmaya devam mı ediyorsunuz?

Bunu önemsemeden yazmaya devam ediyorum.

Günümüzdeki edebiyat durumunu nasıl buluyorsunuz?

Genç yazarların atakta olduğunu düşünüyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Zamanla daha kolay kabul edilebileceğimizi bilmek güzel.

Katıldığınız ilk kitap fuarını hatırlıyor musunuz, o günün duygularını anlatır mısınız?

Evet. Kitabımın ilk çıktığı gündü hatta: İstanbul TÜYAP. Bir süre kendime gelememiş ve titrememi durduramamıştım. Şimdi daha sakin olsam da hâlâ imzalarda ellerim titrer.

Ve son soruma geçiyorum. Peki, hayat size ilk yarıda mı gerçeği gösterdi, yoksa ikinci yarıda mı? Yaşadığınız o anlar için bizlere ne gibi öğütler verirsiniz?

Ben hayatımın ikinci yarısına yeni geçmeye başladığımı düşünüyorum. Ve bu bence tamamen büyüyüp olgunlaşmayla âlâkalı. Bu yarıda kendimi daha iyi tanıyor olacağımın ve doğru kararlar vereceğimin inancıyla hareket edeceğim. Ve yaşadığım iyi-kötü her ana her zaman bir ders olarak bakmaya çalıştım. Bazıları çok şiddetli olsa da kimse acıdan ölmüyor. Veya acı çekip kendimizi yıpratmak için çok kısa bu dünya. Yaşadığımız şeylerin üzerini karalayamasak da bir çizik atıp önümüze bakmamız gerek bu yüzden.

Tekrardan röportaj isteğimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Yazarlık hayatınızda başarılar dilerim.

Ne demek. Ben teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın.

  1. Senanur Diyor ki

    Çok güzel bir ropörtaj olmuş 😘

  2. Senanur Diyor ki

    Çok tatlısın elçin abla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak..

Sosyal Medya & Etkinlik Ajansı
Sosyal Medya & Etkinlik Ajansı
bi haftada
21 Produksiyon
bi yetenek
Ambulans Burada